İris tanıma; yüksek çözünürlükte kameralar ile iris yapısını tarayıp, okuma esnasında eşleştirme yöntemiyle çalışır.
İnsanların iris yapılarındaki benzeşim oranının 1.200.000 de 1 olduğu hesaplanmış ve iris yapısının doğuştan bir kaç ay sonrasında değişimini tamamladığı kanıtlanmıştır. Bu durumda iris tanıma sistemi ile kişi tespiti son derece güvenlidir.
Güvenliğin maximum seviyede tutulduğu iris tanıma sistemi özellikle hava alanları,polis merkezleri, bankalar,plazalar, iş merkezleri, ceza evleri, konsolosluklar... vb alanlar düşünülerek, bu alanlardaki güvenlik açıklarını kapatmak amacıyla tasarlanmıştır.
Yüksek kişi kapasitesi, hızlı okuma ve access kontrol özellikleriyle kalabalık mekanların giriş çıkış ve zaman yetkilendirmesinde en etkili çözüm iris tanıma sistemidir.
İris tanıma sistemi kullanımındaki kolaylık ve ergonomik dizaynı ile biyometrik sistemler içinde en fazla tercih edilen ürünlerden biridir. Kişi tanımlama son derece kolaydır ve tanımlanan kişinin yalnızca iris tanıma cihazına bakarak geçişi sağlanmış olur.
IRIS TANIMA SISTEMLERI
İris, göz bebeğimizin etrafında yer alan renkli halkaya verilen isimdir (bkz. Şekil 1). Genellikle retina ile karıştırılır. Ancak resimden de göreceğiniz üzere iris ve retina arasında çok büyük fark vardır. Bu durum iris tanıma ile retina taraması arasındaki farkı da açıklar.
Halk arasında göz tanıma sistemleri dendiğinde "retina ve göz bebeği" akla gelmesine rağmen iris, gözün bu sayılanlardan farklı bir kısmını ifade eder. Göz İrisinin biyometrik teknolojilerden biri olarak kullanılmasının sebepleri olarak şunlar sayılabilir;
- Dünya üzerinde bulunan her insan gözü eşsizdir.
- Dünyada aynı irisin olma olasılığı 1/1078 'dir.
- Tek yumurta ikizleri aynı DNA yapısına fakat farklı iris yapısına sahiptir.
- Göz irisi genetik oluşumlardan en az derecede etkilenir.
- Göz irisi kalıtımsal hastalıklardan etkilenmez.
- Irk, cinsiyet, renk gibi demografik özellikler irisi etkilemez.
- Gözle görülebilen ve hassasiyet ile ölçülebilen bir organdır.
- Ömür boyu değişmeyen tek organdır.
- İnsanın doğumun 16. ayından itibaren ölüme kadar değişmez.
- Göz oluşumu itibari ile muhafazası (göz kapağı) bulunan bir organdır.
- Doğal içgüdüler ile refleks olarak korunan yegâne vücut parçası olan başımızda yer alır.
- Göz, insanın yaşamını yitirmesinin ardından canlılığını en çabuk (3 sn) kaybeden organdır.













.png)














